Hafıza İle İlgili Çoğu Kişinin Bilmediği 7 Garip Şey

Hafıza İle İlgili Çoğu Kişinin Bilmediği 7 Garip Şey

Bilim admin 86 Okundu
sponsorlu reklam

Hafıza İle İlgili Çoğu Kişinin Bilmediği 7 Garip Şey

İnsan beyni oldukça ilginç bir şekilde çalışıyor. Hafızamızın bazı özellikleri ise öğrenildiğinde insanı oldukça şaşırtıyor.

“İnsan beyni onu anlayabileceğimiz değin kolay olsaydı, biz onu anlayamayacak değin değin aptal olurduk.” -Jostein GAARDER

“Hafıza olmadan, kültür olmaz. Düşünce olmadan, uygarlık olmaz, toplum olmaz, gelecek olmaz.” -Elie Wiesel

Bilim insanları senelerdir beynin çalışmasını inceliyorlar. Aslında beyin üzerine incelemeler yüzyıllar öncesine dayanıyor. Aradan geçen sürede önce “kafamızdaki gereksiz organ” olmadığı görünen o ki (aslında de Ortaçağ’da böyle bir inanış vardı). daha sonra da hakettiği değeri görmeye başlayan beynimiz ve hafızamız hakkında böylece fazla acayip reel de ortaya çıkarıldı.

1- Sahte Ilk Anılar

Çok özel vakalar dışarıda, insan hafızası bilincin oluşumu ile başlıyor. bu nedenle de insanların hatırladıkları birincil hatıraları 2 yaşına dayanıyor. Yapılan araştırmalara kadar, en eski hatıralarının 9-12 aylık oldukları döneme ait olduğunu söyleyen halk müziği, sahte anılara sahipler. Bu durumun sebepleri ise biraz karmakarışık. Nostalji duygusal, şahsiyet gelişim süreci gibi etmenler bu etkinin oluşumunda önemli. bu arada araştırmada ahali ilk anılarının kurgusal olduğu gerçeğinden ise epeyce rahatsız olmuşlar. Birisi “Ilk doğum günümü hatırlıyorum” dediğinde olasılıkla kurgusal bir anıyı anlatacaktır.

2- Tüm İnterneti Hafızaya Yüklemek Mümkün

En azından teorik olarak. İnsan beyniyle benzerliklere sahip olan fare beyninden yola çıkılarak yapılan araştırmalarda, insan beyninin 1 petabyte dek veriyi saklayabildiği ve tek nöronun bir bilgiyi 26 ayrı şekilde kaydedebildiği ortaya çıktı. 1 Petabyte, aşağı yukarı internetteki bütün içeriğe denk veri çağrıda bulunmak. Sınavlarda ilk yerli roman sorulduğunda hatırlayamamamız ise kaderin bir cilvesi. (Birincil yerli roman olarak Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ı kabul edilir.) Hafızamızdaki değin bilgiyi işleyebilen bir bilgisayarımız olsaydı, ona elektrik yetiştirebilmek için bundan başka nükleer santrale gereksinim duyardık.

3- Epigenetik Gizem

Epigenetik alanında yapılan çalışmalarda, babanın anılarının çocuklara geçtiği varsayılıyor. Babanın yediği şeyler ya da maruz kaldığı çevresel etmenler, çocuklara nesiller boyu aktarılıyor. Bu babadan gelen “yaşam hafızası”, insanlarda ve hayvanlarda yapılan o kadar fazla deneyde de ispatlandı.

2018 yılında, bir dairesel solucan spreminden alınan örnekte, epigenetik bilginin taşındığı histon paketler bulundu. Bu keşif tek başına bütün sistemi açıklamasa da en azından bu yolda atılmış kayda değer bir adım.

4- Bir Şeyi Hatırlamanız mı Gerekli? Çizin.

Bir şeyi hatırlamanın en kolay yolu olarak, öbür öğrenme ve us tekniklerini tetikleyen çizme yöntemi öneriliyor. Kanadalı araştırmacıların yaptığı deneyler de bu gerçeği ortaya koydu. Derslerde veya sunumlarda sıkılıp karalama yapıyorsanız, anlatılanlara dair karalamalar yapmanız yardımsever olabilir.

5- Matematik Travması Diye Bir Şey Var

Matematik sorularını çözmekte böylece fazla birey zorlanıyor. Bunun sebebi, insanların matematikten korkması ve hatalı eğitim şekli olarak gösteriliyor. Nefret Edilen Şey insan hafızasını kilitliyor. Bu korkuyu geride adamak, matematik performansını arttırıyor. Bunun için de matematikte süratli operasyon yapmak yerine konseptleri kavramak nasihat ediliyor.

Aslında bu korkuyu ortadan kaldırınca insanların daha basit operasyon yaptığını bildiren örnekler var. Sosyal medyada sık sık muz+muz+muz=30, muz+elma+armut=20, elma+armut+armut=14 ise elma+elma+elma=? biçiminde sorular görülüyor ve herkes bu sorulara yanıt veriyor. Bunu denklem haline getirince ise insanlar “Abi ben böylece anlamam matematikten” diyerek cevap vermekten kaçınıyor. Matematik korkulacak bir şey yok.

5- Anti-Düşünce

Hafızamızdaki bütün bilgileri çok net bir şekilde hatırlayabiliyor olsak, yemek yemek için pirinci suya koyup koymadığımız ya da arabayı nereye park ettiğimiz gibi yeni bilgileri hatırlayamazdık. 2016 yılında yapılan bir araştırma, anti hafızanın varlığını ortaya koydu. Hafızamız temelde iki nöron tipinin dengede çalışmasıyla bilgileri kaydediyor. Bunlardan ilki data geldiğinde fazla heyecanlanan nöronlar, diğeri de onları sakinleştiren nöronlar. Yapılan deneylerde, bu anti akıl nöronları, heyecanlı nöronların bütün huysuz desenlere sahip akımlar yaratıyor. Böylece bilgiyi bastırıyorlar (silmiyorlar, hafızaya saklıyorlar). Diğer Taraftan heyecanlı nöronların fazlalığı süper hafızaya yol açmıyor, şizofreni ve epilepsi ve otizm gibi sorunlarla ilişkilendiriliyor.

6- Prostetik Hafıza

Sağlıklı ve canlı bir insan beynine elektrotlar takılması konusunda çok önemli etik yasaklar var. 2018 yılında bilim insanları, epilepsi krizlerinden kurtulmak için beynine elektrotlar takılmasını kabul etmiş olan 15 hasta ile egzersiz fırsatı yakaladılar. Cerrahi müdahale ile yerleştirilen bu elektrotlar aslında tedavi sürecinin bir parçası olsalar da gönüllü olan hastalar, bilim insanlarının araştırmalar yapmalarına izin verdiler.

Gelecekte kullanılacak olan implantların geliştirilmesini amaçlayan çalışmalarda, beyin aktivitelerini kaydeden araştırmacılar, çıkarttıkları kişiye özel beyin haritalarını kullanarak kısa süreli hafızayı %35 oranında güçlendirmeyi başardılar. Bu Nedenle prostetik fikir konusunda manâlı bir adım atılmış oldu.

7- Alzheimer’ın Çözümü Yakın

Alzheimer hastalığının bir tedavisi yok ve şimdi 50 milyondan artı insanın hayatını mahvediyor. 2015 yılında Alzheimer hastalığının tedavisi için kayda değer bir adım atıldı.

Alzheimer hastalığında plak sanki, patojenlerden kaynaklı bir inşa beyin hücreleri arasındaki etkileşimin yolunu kesiyor. böylece de beyin fonksiyonları ve düşünce gitgide daha da çok zayıflıyor.

Farelerde yapılan deneyde, benzer sorundan muzdarip olan bu küçük canlıların tedavisi %75 oranında başarılı oldu. Bu da hastalığın nasıl ele alınması gerektiği ve nasıl tedavi edilebileceği konusunda bir girişim ortaya koyuyor. Farelerin %75’înde akıl ve beyin fonksiyonlarının adamakıllı geri gelmesini karşılayan bu tedavi, beyin dokusuna da hasar vermiyor. Odaklı terapetik ultrason adı bahşedilen bu yöntemde beyne gönderilen ses dalgaları, beyin-kan bariyerini nezaketle genişletiyor. Genişleyen bariyerde bulunan atık temizleme hücreleri, patojenleri ortadan kaldırıyor.

Kaynak : http://listverse.com/2019/01/25/10-weird-things-you-did-not-know-about-memory/

Sosyal Ağlarda Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir