İmkansız sanılan gerçek oldu

İmkansız sanılan gerçek oldu

Bilim admin 123 Okundu
sponsorlu reklam

İmkansız sanılan gerçek oldu

Kuzey Atlantik ve Güney Pasifik suları sert mercanların yaşamak için ihtiyaç duydukları şeylere sahipken, Kuzey Pasifik’te bunlar bulunmuyor ve bu yüzden de derin deniz mercan kayalıklarının okyanusun o bölgesinde bulunmasının imkansız olduğu düşünülüyordu. Oysa Florida State University ve Texax A&M University araştırmacıları, Kuzey Pasifik’te kurallara uymayan birkaç kayalık bulmuş durumdalar. 

Telefonunuzda mutlaka ayarlayın: Android 8’deki başvuru formu izinleri

Teorik olarak, kayalıkların oluşumunu engelleyen etkenlerden biri, aragonit doygunluk sınırı ve bu da aragonit mineralinin seviyesinin düştüğü okyanus derinliğini belirtmekte. Sert mercanlar, iskeletlerini meydana getirmek için aragonite ihtiyaç duyuyorlar ve etrafta bolca aragonit bulunmadığında da mercan kayalıkları oluşamıyor. Bunun alt ısıra, mercan iskeletlerinin Kuzey Pasifik sularında çözülme oranları diğer bölgelere kadar daha yüksek.

Makalenin yazarı Amy Baco-Taylor’ın belirttiğine göre “mercanlar düşük aragonit doygunluğunun üstesinden gelerek sert bir kabul oluşturmayı başarsalar bile, kayalıklarda yalnızca açık iskelet olan bölgeler var ve bunların çözülmesi gerekiyor. Burada yaşayabilen türler olsa bile, kayalık oluşumları görmememiz gerekiyor.”

Oysa araştırma ekibi, aşina her şeyin var olmamaları gerektiğini söylemesine rağmen Northwestern Hawaiian Islands ve Emperor Seamount Chain yakınlarında altı kayalık oluşumu bulmuş durumda. Bu kayalıkların büyük bir kısmı aragonit doygunluk sınırının altında ve yüksek çözülme oranı olan bölgelerde yer alıyor.

Araştırmacılar, sarp kayalık oluşumuna muavin olabilecek birkaç etkeni değerlendiriyor. Öncelikli olarak, aragonit doygunluk çizgisi Norwestern Hawaiian Islands civarında daha derinde oysa yer alan kayalıklar aragonit seviyelerini peşine düşüp takip ediyor gibi gözükmüyor ve o yüzden bunun büyüme için esas etmen olmadığı varsayım edilebilir. Hem araştırmacılar, daha yüksek klorofil seviyeleri ile karşılaşmış durumdalar ve bu da daha fazla gıda, yani aragonit seviyelerine karşı koymak için daha pozitif enerji anlamına geliyor. Bölgedeki okyanus akıntıları da kayalık oluşumuna tezgâhtar olabilir gibi gözüküyor. Oysa bunların hiçbiri, kayalıkların varlığını iyice açıklamaya yetmiyor.

genelde bu kayalıkların nasıl oluştukları ya da nasıl hayatta kaldıkları az önce bütün olarak anlaşılmış değil. Ancak bunun anlaşılması, devam etmekte olan iklim değişikliği nedeniyle yok olan kayalıklar için manâlı kabul ediliyor. Baco-Taylor’un da belirttiği üzere, “eğer bu kayalıklardan daha fazlası bulunuyorsa, okyanus asitliği ve karbonat kimyasının belirttiğinden öbür bir şey” laf konusu ve bu da hâlâ anlayamadığımız bazı şeylerin varlığını göstermekte.

Önceki HaberYeni Spawn Filmi Hakkındaki Ayrıntılar Kesin Oldu!  

Sosyal Ağlarda Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir