Tüm Detaylarıyla Otomotiv Tarihinin En Kara Lekesi: Volkswagen Emisyon Skandalı

Tüm Detaylarıyla Otomotiv Tarihinin En Kara Lekesi: Volkswagen Emisyon Skandalı

Otomobil admin 280 Okundu
sponsorlu reklam

Tüm Detaylarıyla Otomotiv Tarihinin En Kara Lekesi: Volkswagen Emisyon Skandalı

Otomotiv endüstrisinin 100 yıldan uzun geçmişinde, çoğu zihin almaz olaya tanık olduk. Araba üreticilerinin kendi çıkarlarını ön plana koyduğu zamanlarda, bazı skandallar gün yüzüne çıktı. Sektörün dev firmalarının hatırından çıkmak istedikleri olayları anlatmaya, Volkwagen’in emisyon skandalıyla devam ediyoruz.

Otomotiv dünyasında, yakın tarihte ses getiren olayların başında gelen Volkswagen’ın emisyon skandalı geliyor. Bu sorun, 2009 ve 2015 yılları aralarında toplamda11 milyondan fazla arabulucu etkilemişti. Yaşananların faturası Volkswagen cephesinde hala kesilmeye devam ediyor. Gelin daima birlikte bu sürece en başından göz atalım, otomotiv dünyasını daha da yakından tanıyalım. 

2014 yılında Milletlerarası Çevre Vakfı’ndan Peter Mock, Volkswagen’in açıkladığı “toksik madde emisyonlarının” gerçeği yansıtmadığından şüphelendi. Milletlerarası Çevre Vakfı’nın yaptığı testlerin sonucu, Mock’un şüphelerini doğrular nitelikteydi. Yapılan araştırmalarla Volkswagen’ın; toksik Azot-Oksit yayınım değerlerini, reel değerlerinin fazla daha aşağı gösterdiği keşfedildi. 2014’ün Mayıs ayında yayınlanan rapora tarafından otomobillerin reel emisyon değeri, yasal sınırın nerdeyse 40 katıydı.

Kimse ortaya atılan iddialara sessiz kalmadı:

2014’te yayınlanan Milletlerarası Çevre Vakfı’nın raporu, epeyce ses getirmişti. Bu ciddi iddiaya kulak veren ABD Çevre Koruma Ajansı EPA, yaptığı çalışmalar sonucu 18 Eylül 2015’te bir rapor yayınladı. Yayınlanan raporda 2009 ve 2015 yılları arasında yapılmış Volkswagen ve Audi dizel araçlarında, emisyon oranlarını düşük gösteren hileli cihazlar kullanıldığı ortaya çıkarıldı. Küresel otomotiv piyasasında büyük akustik uyandıran bu raporla Volkswagen, tepkilerin odak noktası haline geldi.

Volkswagen, bir zaman sessizliğini koruduktan daha sonra iddiaları kabul etti. 22 Eylül 2015’te otomotiv devi göre yapılan açıklamada, dünya genelinde 11 milyon dizel araçta emisyon değerlerini düşük belirten hileli cihazların kullanıldığı belirtildi. Yaşanan bu gelişme sonrası, otomotiv tarihinin en büyük skandallarından biri daha resmiyete kavuşmuş oldu.

Her şey bitmedi: 11 milyon aracın geri çağrılacağı açıklandı:

Şirketin o dönemde başa geçen CEO’su Matthias Müller, 29 Eylül 2015 tarihinde 11 milyon aracın kademeli olarak geri çağrılacağını açıkladı. Ülkemizde yaklaşık 324.000 aracın geri çağrıldığı bu süreçte Volkswagen, en büyük sorunu geri çağrılan araçların toplanacağı yerleri belirlemede yaşadı. Hatta ABD’deki tesisleri yetersiz kalınca, ilave olarak birçok arsa kiraladı.

Volkswagen’ın itirafından sonra konunun peşini bırakmayan Çevre Koruma Ajansı EPA, 2 Kasım 2015 tarihinde ikinci bir rapor daha yayınladı. Bu raporda geçen “Volkswagen, Audi ve Porsche markalarının ürettiği 3.0 litre dizel araçların 2014, 2015 ve 2016 modellerinde, emisyon oranlarında aynı bir ihlal saptama edilmiştir.” ifadesi, Alman araba üreticisinin başını tamamen derde soktu.

Yayınlanan ikinci rapordan sonradan ABD federal hükümeti, Volkswagen’ın ABD yasalarındaki emisyon için kesin hukuki sınırı ihlal ettiği gerekçesiyle bir tazminat davası açtı. Açılan davada Alman araba üreticisinden istenen tazminat, bütün olarak 46 milyar dolardı.

ABD ile Volkswagen arasında kısmi bir anlaşma imzalandı:

ABD’nin açtığı davadan daha sonra uzlaşma yoluna gitmek isteyen Volkswagen; 25 Ekim 2016 tarihinde, ABD federal hükümeti ile 2.0 litrelik dizel araçların yaptığı ihlali kapsayan bir anlaşma imzaladı. Yapılan anlaşmaya göre Volkswagen, ABD’nin kirliliği azaltma çalışmalarında kullanılmak üzere 4.7 milyar dolarlık bir ödeme yapacaktı.

EPA’nın birincil raporunda açıklanmış araçlar için anlaşma üretilmiş olsa da ikinci rapordaki 3.0 litrelik dizel araçların ihlali hala büyük bir sorun teşkil ediyordu. Çok geçmeden bu sorunu da ortadan kaldırmak isteyen şirket yetkilileri, 20 Aralık 2016 tarihinde ABD federal hükümeti ile yeni bir anlaşma daha yaptı. 3.0 litrelik dizel araçların yaptığı ihlali kapsayan bu anlaşma gereğince Volkswagen, EPA’nın çalışmalarında kullanılmak üzere 225 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.

Mahkemeler Volkswagen’e ceza yağdırdı:

Volkswagen, 11 Ocak 2017’de suçunu kabul etti ve mahkeme kadar para cezalarına çarptırıldı. İhlaller için 2.8 milyar dolar ceza ödeyen Volkswagen, ortaya çıkan çevre sorunları için de 1.5 milyar dolarlık ilave bir canice ödemeye mahkum oldu. Yani mahkeme, anlaşmaların dışarıya Volkswagen’ın 4.3 milyar dolarlık bir cezaya çarptırdı.

1 Nisan 2017’de görülen tüketici davasında ise Volkswagen, emisyon skandalından etkilenen vasıta sahiplerine ödenmek üzere 2.1 milyar dolar cezaya mahkum edildi. Gelen bu cezalarla, skandalın faturası gitgide artarak artıyordu.

Para cezalarından sonra hapis cezaları da gelmeye başladı:

25 Ağustos tarihinde ABD’de görülen davada, emisyon skandalından nedeniyle birincil tutuklama geldi. Volkswagen’da mühendis olarak çalışan James Liang, 40 ay hapis cezasına çarptırılarak ABD hapishanelerine gönderildi.

Bir öteki tutuklama ise birincil tutuklamadan 4 ay sonradan geldi. 6 Aralık 2017 tarihinde, duruşma tarafından suçlu bulunan Volkswagen eski üst seviye yöneticisi Oliver Schmidt, yaşanan skandal nedeniyle sorumluluk sahibi tutularak 7 sene hapis ile cezalandırıldı.

Skandalın yankıları sürerken Volkswagen’ın adı başka bir skandala daha karıştı:

Yaşanan bu süreçte çoğu çevreci oluşumun eylemlerle tepki gösterdiği Volkswagen’ın, toplum gözündeki güvenilirliği de adamakıllı sarsılmıştı. Volkswagen, 30 Ocak 2018 tarihinde yayınlanan bir raporda hayvanlar üstünde test yapmakla suçlanmıştı. Rapora göre Volkswagen, maymunlar üzerinde dizel egzoz testleri yapıyordu.

En ağır faturalar, anavatan Almanya’da kesildi:

Hayvanlar üzerinde deneme yapıldığı iddiası araştırılırken, emisyon skandalı hakkındaki davalar devam etti. 13 Haziran 2018’de Almanya’da görülen davada, Volkswagen 11 milyon araçta işlediği bu kabahat sebebiyle 1 milyar Euro para cezasına çarptırıldı.

18 Haziran 2018’de görülen davada Audi’nin CEO’su Rupert Stadler tutuklandı. Almanya’da yürütülen dava süreci henüz sonuçlandırılmış yok. Ola Ki de önümüzdeki günlerde öbür gelişmeler yaşanabilir.

Emisyon skandalının Volkswagen’a kaybettirdikleri:

Eğer şirketin bu süreçte yaşadıklarına genel olarak görmek icabında, büyükçe bir prestij kaybının yanında, 29 milyar doların üstünde bir fatura göze çarpıyor. Keza bugüne kadar tutuklanan 3 şirket yetkilisini de unutmamak lüzum. Başlıca manâlı sorun ise üretilen o otomobillerin, çevreye verdiği büyük hasar.

2014’cilt günümüze kadar gelen süreçte emisyon skandalı hakkında tüm yaşananları sizlerle paylaştığımız yazımızın sonuna geldik. devam eden adalet sürecinin, yaşanacak diğer olaylara hamile olabileceğini söylemekte fayda var. Olayları yakından peşine düşüp takip ederek her gelişmeyi sizlerle paylaşacağız. bununla birlikte otomotiv endüstrisinde yaşanmış diğer skandalları, önümüzdeki günlerde irdelemeye devam edeceğiz. Kaçırmamak için takipte kalın.

Litaratür: Fortune, Independent

Sosyal Ağlarda Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir