Bugün Kullandığımız Otomatik Silecekleri İcat Ettiği İçin Hayatı Kararan Mucit

Haberler admin 123 Okundu
sponsorlu reklam

Bugün Kullandığımız Otomatik Silecekleri İcat Ettiği İçin Hayatı Kararan Mucit

Hiçbir galibiyet cezasız kalmıyor. Günümüzde her otomobilde bulunan cam silecekleri geçmişi fazla eski olsa da işi otomatikleştiren kişi Robert W. Kearns adında bir mucitti. Sırf silecekleri buluş ettiği için hayatı karardı. Acayip ve bir öyle da trajedik bir yaşam öyküsünü aktarıyoruz.

Amerikalı bir mühendis olan Robert W. Kearns, ailesiyle yağmurlu havada yaptığı bir yolculuk esnasında, aracın sileceklerinin sürekli çalıştığını gördü. Aslında o güne değin kimseye olağandışı gelmeyen bu olay, Kearns’ün dikkatini çekmişti. Silecekler, yağmur çabuk da yağsa yavaş da yağsa kesintisiz benzer hızda çalışıyorlardı. Mühendislik tecrübesiyle bu soruna yaklaşan Robert, otomatik silecek mekanizması gerçek dışı kurdu.

Kafasındaki sistemin, öbür vakit sabitleri yaratacak elektriksel devreler gerektirdiğini düşünen Kearns, oluşturduğu ayrı direnç-kondansatör kombinasyonlarıyla, hedeflediği bambaşka vakit sabitlerini elde etti. Bu icadını silecek motorlarıyla birleştirdikten sonradan, bugün kullandığımız seviyeli çalışan sileceklerin ilk prototipi üretilmiş oldu.

Robert Kearns, icadının patentini 1 Aralık 1964 tarihinde aldı. Patenti aldı almasına, lakin gelecekte yaşayacağı kötü olayların da başlangıcının bu patent olduğundan haberi yoktu. Kearns, icadını tanıtmak için otomotiv devi Ford’dan bir randevu aldı. Ford yetkilileri, Kearns’ün icadından fazla etkilenmişlerdi.

Amerikalı mühendis, buluş ettiği sistemin her detayını yetkililere anlattıktan daha sonra, Ford yetkilileri sistemi satın elde etmek istediler. Robert, icadının ne dek büyük olduğunun farkındaydı. Bu yüzden onu kendi üretmek istediğini söyledi. Ford, satışlardan pay almak şartıyla bu fikre sıcak baktı ve iki taraf anlaşmaya vardı.

İşler bu noktadan daha sonra ters gitmeye başladı:

Kearns, imal için krediler çekti ve çalışmalara başladı. Bir vakit sonradan Ford, Kearns’in randevu taleplerini kabul etmemeye ve onla iletişim kurmamaya başladı. Mucidin diretmesi sonucu Ford, yaptıkları anlaşmadan vazgeçtiklerini ve artık bu sileceklerle ilgilenmediklerini Kearns’e iletti. Kearns, hayal kırıklığına uğradı ve bu konuda çalışmalarını durdurdu. Her şey sık sık gördüğümüz o başarısızlık hikayelerine benziyordu.

Yaşananlardan 18 ay sonradan Ford’un düzenlediği bir araba fuarına dışarı giden Kearns, hayatının şokunu yaşadı. Aylar önce yetkililer tarafından reddedilen icadı, fuarda sergilenen Ford’un yeni otomobiline eklenmişti. Gördükleri karşısında yıkılan Kearns, bütün olay dışlamak üzereyken fuarın korumaları tarafından dışarı çıkarıldı.

Kearns, Ford ile durumu görüşmek için ertesi gün şirketin binasına gitti, yetkililer ile bir mülâkat ayarladı. Hayatının ikinci en büyük şokunu yaşayacak olan Kearns, demin durumdan habersizdi. Ford yetkilileri, Kearns’ün tasarımını kullanmadıklarını, kendi geliştirdikleri bir tasarı ile benzer sistemi kurduklarını, ayrıca Kearns’ün icadının yeni bir şey sunmadığını, daha önce icat edilmiş olan dirençler ile yine daha önce buluş edilmiş kondansatörleri birbirine bağladığını söylediler.

Yıllar süren uğraş başladı:

Kearns, elindeki berat ile mahkemeye başvurdu, Ford’a berat ihlali davası açtı. Kearns tek başınaydı ama Ford’un bir avukat ordusu vardı. Ford’a açtığı dava tam 12 sene sürdü. Davanın sürdüğü sırada bir şok daha Kearns’ü bekliyordu.

Araba üreticisi Chrysler da, Kearns’ün tasarımını arabalarında izinsiz olarak kullanmaya başlamıştı. Amerikalı mucit, Chrysler’a de berat davası açtı ve bu dava da bütün 10 yıl sürdü. Kearns, yıllar süren hukuk mücadelesi sırasında dava masrafları, çektiği krediler ve öteki borçlarını ödeyemediği için büyük sıkıntılar çekti.

1990 yılında sonuçlanan Ford davasında, mahkeme Ford’un patenti ihlal ettiği fakat bunun kasıtlı olmadığı kararına vardı. Jüri, tazminat konusunda ilk kez anlaşamadı, sonrasında Ford’un Kearns’e 6.3 milyon dolar tazminat ödemesine karar verildi, fakat yargıç tazminatı fazla bularak 5.2 milyon $’a düşürdü.

Kearns, dünyanın en etkileyeci savunmalarından birisini yapmıştı:

Kearns’ün mahkemede yıllar sonra haklı bulunmasını karşılayan savunması, hayli zekice. Son duruşmada Ford, yargıca kondansatörü ve direnci Kearns’ün buluş etmediğini ve bu yüzden patentin geçersiz sayılması gerektiğini bildirdi. Davaya Charles Dickens’ın İki Şehrin Hikayesi isimli kitabıyla gelen Kearns, savunma sırası kendine gelince kitabı yargıca verdi ve okumasını istedi. Yargıç, kitabı lisede okuduğunu söyledikten daha sonra Kearns kitabı sevip sevmediğini sordu. Yargıç ise kitabı beğendiğini dile getirdi. Arkasından Kearns, davayı sonlandıracak o fantastik sözleri söyledi:

“Sizin de beğendiğiniz bu kitapta, daha önce kullanılmamış hiçbir sözcük yok. Fakat bu hikayeyi Charles Dickens’tan diğer kimse böyle yazamadı. Dickens, elindeki araçları kullanarak yeni bir şey yaptı. Tıpatıp mucitler gibi…”

Kearns’ün bu savunması, davanın lehine sonuçlanmasını sağladı. Dava sonunda tanımlama yapan Kearns; paranın manâlı olmadığını, haklarını koruma bu yıllar süren hukuk mücadelesine devam ettiğini söyledi.

Lakin bu mücadele Kearns’ü çok yormuştu, beyin tümörüne yakalandı:

Senelerini bir hakkının arkasından koşmak için heba eden Kearns, aslında onur mücadelesini kazanmıştı. Haklı olmasına rağmen hayatında birçok şeyi kaybetmişti. Kearns, 2005 yılında beyin kanserinden nedeniyle yaşamını yitirdi.

Kearns’ün hayatını anlatan “Akıl Pırıltısı (Flash Of Genius)” filmi tüm yaşananları çok hoş özetleyen bir eser. Eğer sizde Robert Kearns’ün yaşadıklarını daha detaylı olarak öğrenmek isterseniz, ‘Zeka Pırıltısı’ filmini izlemenizi öğüt ederiz.

Kaynakça: NewYorkTimes, JourneytoMysteriousLife, Wikipedia

Sosyal Ağlarda Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir