Sofranızdaki Doğal Etin Yerini Alacak ‘Laboratuvar Eti’ Hakkında 6 Gerçek

Haberler admin 156 Okundu
sponsorlu reklam

Sofranızdaki Doğal Etin Yerini Alacak ‘Laboratuvar Eti’ Hakkında 6 Gerçek

Hayvancılık, küresel iklim değişikliğine fosil yakıtlar kadar tesir edebiliyor. Hem gitgide artarak yaygınlaşan veganlık ve vejeteryenlik hareketleri, bilimi bir çözüm bulmaya zorluyor: Laboratuvarda et üretmek. Besbelli besin alışkanlıklarımızdan daha büyük sorunlar var. Peki laboratuvar ortamında üretilen et ile doğal etin aralarında ne farklar var? Neden “suni” etler soframızda olacak?

Et harcamak ya da herhangi bir hayvansal yiyecek ile beslenmek zorunda değiliz, ancak bu bizim genlerimizde var. İnsan, avcı-toplayıcı olduğu yaşamdan yerleşik yaşama geçmeye başlayalı fazla da uzun bir vakit geçmedi. Hala yeryüzünde ilkel olarak yaşayan, mızrakla hayvan avlayan kabileler var. Günümüzdeki et tüketimini de bu avcılık alışkanlığımızın modernleştirilmiş bir versiyonu olarak düşünebiliriz.

Uzun senelerdir çiftlikler kurup, orada yetiştirdiğimiz hayvanların sunduğu gıdaları çağdaş restoranlarda, ellerimizle yok, çatal ve bıçakla tüketiyoruz. Eti öbür şekillerde pişiriyor, doğal beslenme değerlerini kaybetmeden tüketiyoruz. Bundan 30 kuşak önceki dedeniz, etini tüketirken besin değeri nedir diye düşünmüyordu. Bunu şu anda düşünüyorsak ya hayvanlarda bir sorun var ya da bizde.

Et tüketimini, gelişen nüfusun ihtiyaçlarını yerine getirmek adına endüstriyel bir ışık halkası getirdik. Hayvancılık bir ihtiyaçtan ziyade dev bir sektör haline geldi. Yalnızca eti ve sütü için üretilen hayvanların ihtiyacı karşılamaları için onlarda bir takım biyolojik değişikliklere niçin olduk. Bir bakıma avcılığımızı ehlileştirdik, modern bir şekle getirdik. Bu çıkmazdan kurtulmak için tek bir yol var: Kültür eti üretmek.

Bundan henüz iki hafta önce, Aleph Farms adındaki bir firmanın bilim insanları; bir kredi kartı büyüklüğünde, ince bir biftek kalınlığında kültür eti ürettiler. Etin üretilmesi toplamda 3 hafta sürdü ve 50 dolara mal oldu. Yani mevcut şartlarda, doyurucu olmayan bir porsiyonluk ete 265 TL ödemek ve o siparişi 3 hafta ummak zorundayız. Nitekim biliyoruz fakat günün birinde daha kısa sürede daha çok et üretmek, daha ucuza mülk etmek olası olacak. Peki kültür etleri hakkında ne bilmemiz gerekiyor?

1. Tek bir ineğin hücrelerinden 100 gramlık 17,5 milyon burger eti üretilirken, geleneksel hayvancılıkla aynı imal için 440.000 inek gerekiyor:

Çiftlikleri başlıca uçsuz bucaksız ovalarıyla, hayvanların özgürce beslendikleri yerler olarak biliyoruz. Gerçek fazla ayrı. Bundan Böyle birçok hayvan hayatı boyunca gün ışığını hiç görmeden, son derece sağlıksız ortamlarda yetişiyor. Kesinlikle istisnai durumlar var, oysa o istisnai çiftliklerde üretilen etler de çok fiyatı yüksek oluyorlar.

Laboratuvar ortamında üretilen etler için bir çiftliğe gereklilik değil. Yalnızca hayvanlardan alınan hücreler yeterli oluyor.

2013 yılında Google’ın kurucularından Sergei Brin, 250 bin avroluk kültür eti yatırımı yapmıştı.

Altında, daha çok et versin diye steroide boğulmuş bir ineği görüyoruz:

2. Hayvancılık, küresel sera emisyonunun %18’inden kimsesiz sorumluluk sahibi:

Hayvancılık bundan böyle en büyük iklim değişiği etmenlerinden birisi olarak görülüyor. Eğer 2020’li yıllarda insanların doğal ve dinç hayvansal gıdaya ucuza ulaşacaklarını söylersek sahiden koparız.

Stockholm Üniversitesi profesörü Johan Rockström önderliğinde yapılan bir araştırmaya tarafından gezegenimizin Sera Dünyası’na dönüşmesi için ortalama sıcaklıkların sadece 2 derece daha yükselmesi tatmin edici. Bu aşamadan sonra herhangi geri dönüş şansımız kalmıyor.

3. Laboratuvar eti, hemen şimdi gerçek et ile aynı tadı vermiyor:

Kabul edelim fakat çoğu zaman bir yemeği besin ihtiyacına yönelik değil, tat alma güdüsüyle tüketiyoruz. Aralık 2018’de üretilen ve 50 dolara mal edilen o et, doğal ete lezzet açısından %70 benzerlik taşıyordu. Hala kat edilmesi gereken yol var, bilim insanları da bunun için 2 sene vakit istediler.

4. Laboratuvar etinin maliyeti büyük bir çabuk azalıyor, doğal etin maliyeti artıyor:


Bir laboratuvardaki kültür etlerinin kültürlendiği kaplar

Doğal et derken, hayvanlarına kimyasal takviyeler yapmayan çiftliklerden laf ediyoruz. Ne eyvah ama sayıları artık çok az. Laboratuvar etlerinin gramı, bundan 5 yıl önce binlerce dolara mülk olurken, bugün ufak bir porsiyonu 50 dolara alıyoruz. Bu şipşak giderse laboratuvar etlerinin daha da hızlanacağınız söylemek mümkün.

aynı zamanlı olarak, bilhassa organik hayvancılığın masrafları artıyor. Ahali, fırsat eşitsizliği başta almak üzere etli besinlere daha baskı ulaşmaya devam ediyorlar.

5. 2050 yılına dek laboratuvar eti kullanımı %73’e yükselecek, hayvancılık için harcanan tarım arazilerinin %70 tarıma uygun hale gelecek:

Tarım, belki de insanlığın yaşamaya devam etmesi için en büyük umutlarından birisi. Olur Ya de bu şekilde küresel ısınmanın önüne geçmek için önemli bir adım da atılabilir.

6. Laboratuvar eti, gerçekten tamamen doğal:

Bilim insanları şimdilik tat ve doku konusunda tamamen geleneksel ete yaklaşamadılar, fakat bu sorunlar çözülecek. Kültür etleri, ineklerden alınan hücrelerle üretildikleri için geleneksel etle özdeş yapıda oluyorlar. Herhangi bir kimyasal içermemeleri, onları çoğu geleneksel etten bile daha sağlıklı kılıyor.

Şüphesiz kültür etleri ile ilgili sağlık durumu açısından da endişeler var. Bu endişer, zamanla ortadan kaldırılacak gibi görünüyor. Araştırmalar sürüyor, olasılıkla önümüzdeki yıllarda kültür etlerini daha çok tartışacağız.

Detaylardan farkında almak için takipte kalın 🙂

Kaynakça: culturedbeef.org, Harvard Business School

Sosyal Ağlarda Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir